19 Mayıs 2012 Cumartesi

İZMİR, GÜNEŞ VE MİDYE

Yüksek lisans en zor, en bunaltıcı nasıl yapılır merak mı ediyorsunuz? Fakülte değiştirerek:). Sınavlara ve kuizlere koşturmaktan, ah birde dizi izlemekten mahvolmuş durumdayım. Neyse ki dizilerim sezon finali verdi de bilgisayar başından biraz uzaklaşabildim. Hayata dönüp alış-veriş yapma zamanı yaklaşıyor. Finallerden hemen sonra İzmir, İstanbul, Çorlu, Kocaeli, Bursa trafiği beni bekler:) Çocukluğumdan beri yeni bir şehre gitmek bana hep alış-veriş ve hediyeleri anımsatır:) Her ne kadar alış-veriş çılgını bir kız olmasam da bu durumun heyecanı bir başka. Ama hepsinden çok o çook çook özlediklerim, size sesleniyorum onun heyecanı bir ay nasıl beklerim dedirtiyor:) Harika bir cumartesi, İzmir, güneş ve midye ... Sevgilerimle:)

24 Nisan 2012 Salı

Alice Geri Döndü :)

Neler oldu neler... Hep yazmak istedim, ne de çok özledim bloğumu, takip ettiğim bloggerlarımı:) Hayat bazen çok bilinmeyenli denklemlerle gelir karşımıza çözmemiz gerekir. İşte ben onlardan bir kaçıyla aynı anda karşılaşınca ancak ve sadece nefes alabildim bir süre. Ama tekrar buradayım. Sevgiler. Görüşmek üzere:))

4 Nisan 2012 Çarşamba

Herşey Değişebilir

Ne isterse onu yaşarmış insan, kimi severse kalbinin içinde o bitiverirmiş. Gözünün önüne gelen, dilinin ucunda olan, ömrüne ilişiverirmiş. Dertlerden yakınan birçoğumuz aslında sadece dilemeyi bilmiyoruz. Hayat boyu birçoğumuzun yenilmesinin tek sebebi de bu aslına bakarsanız, iyi bir şey diyoruz, sadece iyi bir şey, oysa daha ne istediğimizi bile bilmeden ne çok zaman, ne çok insan ne çok aşk çarçur ediyoruz... Bazen insan bilgisayar oyunundaki gibi birden fazla şansı olsun istiyor. Hayatında değerli değersiz ne varsa atıp yerlerine yenilerini koyuyor. Çok zor çok acılı oluyor belki ama imkansız değil oluyor...

3 Mart 2012 Cumartesi

Bluemarine Seçmelerim:)

Giymekten hoşlanacağım güzelliklerin fotoğraflarını bulunca sizinle de paylaşayım istedim. Umarım beğenirsiniz. Güneşli günlerin biran önce gelmesi dileğiyle:))



Blumarine SS2011 Dress Profile Photo
Bluemarine 2011
Havuz kenarında bir akşam yemeği ya da 5 çayı için oldukça keyifli bir elbise:)



Blumarine Fall 2010 RTW Chiffon Strapless Dress Profile Photo
Bluemarine Fall 2010
Çizmelerden hoşlanmasam da elbisenin rengi onu bloguma konuk ettirdi:)



J. Mendel Fall 2012 RTW Black Cutout Gown Profile Photo
J. Mandel Fall 2012
Yakada ufak bir kaç değişiklikle üzerimde hayal edebiliyorum :)





Tulum ve salaş ve tam benlik:)



Gucci 2011

Renk geçişleri en sevdiğim şekilde yapılmış, kesinlikle bayıldım:)



Bluemarine Fall 2010

Tabi bu biraz fazla yoğun ama parçalar tek tekdüşünüldüğünde, tüm renklerle harika bir şekilde kombinlenebilecek özellikte, elbette bu curcunada parçaları seçmek oldukça zor oluyor:))



Bluemarine
Keyifli bir günde okula, Kordona her yere gidebilecek kadar hoş bir kombin olmuş:))



Bluemarine
Yorumsuz:)


Bluemarine
Giy ve çık rahatlığı:)

22 Şubat 2012 Çarşamba

Elie Saab Seçmelerim :)

 Elbiseler, uçuşan şifonlar, ipekler ve tabikiiiii derin yırtmaçlar :) Kendimi bu güzelliklerin içinde hayal etmek bile beni inanılmaz mutlu etti:)  Sizler için Elie Saab' ın eski koleksiyonu ve 2012 İlkbahar- Yaz koleksiyonundan kendi giymek isteyeceğim kıyafetleri seçtim. En sona da inanılmaz güzel iki gelinlik ekledim. Bir gün evlenmeye karar verirsem tasarlayacağım modelde kesinlikle bu iki gelinliğin izlerini fazlasıyla göreceksiniz:) Şimdi sıcak bir kahve eşliğinde kendinizi bu harika elbiselerin içinde hayal etmeye başlayın bakalım :)) Sevgiler.
















Elie Saab 2012 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu

Elie Saab 2012 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu

Elie Saab 2012 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu

Elie Saab 2012 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu

Elie Saab 2012 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu

Elie Saab 2012 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu

Elie Saab 2012 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu

elie-saab-wedding-dress-2011-auriga

elie-saab-wedding-dress-2011


19 Şubat 2012 Pazar

Birlikte Sarkı Söyleyelim mi? :)


  Nerelerden, nelerden geçti ömrüm… Sufleme döktüğüm krema gibi karıştı acılarım mutluluklarıma, bambaşka oldu her şey biranda. Sihirli bir değnek ile gözlüklerimin rengi değişiverdi, kahkahalarım daha da şenlendi. Gördüğüm bu yeni dünya pembe bile değil daha parlak daha güzeldi. Kocaman bir masa, en sevdiğim görmeye konuşmaya doyamadığım kim varsa ellerimi tutuyordu, sekiz, on belki de daha fazla kollu bir ahtapottum o anda… Gökkuşağının altında oyunlar oynadık el ele. Çiçek bahçelerine açılan cennet kapılardan geçtik, üzerimize öyle bir sindi ki binbir çiçek kokusu ölene dek çıkmayacak. Karnımda uçuşan kelebekler birden etrafımda da uçmaya başladı ve her şey daha da renklendi, çünkü her insan özünde güzeldi… Sonra sihirli değnek tekrar belirdi ve beni binlerce ama tek bir kelebeğe çevirdi. Uçuyorum şimdi, uzak yakın ne kadar yer, ne kadar insan varsa omzuna konmak istediğim; neşeli melodilerin dolduğu, güzel ve mutlu şarkıların söylendiği her yere uçuyorum. Gökkuşağıyla aşk yaşıyorum, yarını, sonunu düşünmüyorum. Küçük kanatlarım ve kocaman kalbim yorulana kadar uçmaya, kendi şarkımı söylemeye, dansa, sevmeye, aşka ve dostluğa doğru ne kadar yol varsa beni orada göreceksiniz, işte o zaman siz de şarkımı söyler misiniz?




7 Şubat 2012 Salı

'' Ömer Seyfettin, Yüksek Ökçeler'' ve Topuklu Ayakkabılar:))


Eminim bir çoğunuzun çocukluğunda okuduğu ilk kitaplardan biri de sevgili Ömer Seyfettinin  Yüksek Ökçeler' idir. Bu kitap benim için hep çok anlamlı olmuştur. Birçok insanın yüzleşmekten korktuğu sorunlara, durumlara nasıl yaklaştığını görüp, hayatımda seçimler yapmam gerektiğini ilk olarak bu güzel öykü kitabında görmüştüm... ''İstediğim şey ne? '' diye sormuştum kendime, gerçek olmayan bir dünya yaratıp orada mutlu olmak mı, acı da olsa gerçeklerle yüzleşip, gerçek mutluluğu aramak mı?

O zaman kendime sonucu ne olursa olsun gerçekleri istediğimi söylemiştim, çok çocukça bir cevaptı. Bu soruyu bugun soruduğum da verdiğim cevap değişmedi, hala çocuk tarafım mı cevaplıyor sorularımı yoksa o zamandan olgun bir yanıt mı vermişim bilemiyorum ama bir çok durumda risk almamı sağlayan bu yanım bana şimdiye kadar hiçbir şey kaybettirmedi. Hazır ökçeler, ayakkabılar falan demişken hemen internetten birkaç ayakkabı beğendim. Bu güzellikler nelerle kombinlenir sizce?


Ben bol beyaz  elbiselerle güzel olabilir diye düşündüm, hani şu robadan dedikleri...
Etekleri uçuşan uçuk sarı bir elbise:)
Skinny jean ve üstünde çizgifilm karakterleri olan beyaz bir t-shirtle!


Benim tam bu ayakkabıya göre elbisem var!

Hepimizin dolabında olması gereken bir klasik:)
Bu ayakkabıyı giyebilir miyim? bilmiyorum, ama harika göründüğü kesin!!

DIY için çok uygun bir model değil mi? :)

Zara' da çok benzerini almayıp sonra bin pişman arayıp bulamadığım ayakkabıya çok benziyor! Herşeyle giyilebilecek kadar güzel! 

(alexander-mcqueen-gold-butterfly-shoes-spring-summer-2011)  Beyazı bir  moda bloğunda gelinliklerle  kombinlenmişti, bunu sizin hayal gücünüze bırakıyorum!


4 Şubat 2012 Cumartesi

Muğla Dalyan :)) Yaz Gelsin



 Uzun zamandır birşeyler yazmak istiyorum ama bir türlü kelimeleri buluşturamıyorum. Hani olurya bazen, çok şey anlatmak istersiniz ama tek bir cümle dahi kuramazsınız... Yazmayı denemeden önce en sevdiğim blogların yeni postları gelmiş merakla okudum. Derken farkettim ki içim huzurla dolmuş:) Sonra anladım ki huzursuz olmamak huzurlu olduğumuz anlamına gelmezmiş. Sevgili Hestia 'nın önce yeni postuna, sonra eski postlarına şöyle uzuun uzuun bakarken bir de baktım içim huzur bulmuş :)  Çok uzun zamandır sizinle paylaşmak istediğim bir fotoğraf vardı, hemen aşağıda:) Bu ağaca bakmak beni inanılmaz mutlu ediyor, umarım sizi de mutlu eder... 

Sevgili Lila Moonlight' a bu harika fotoğraf için çok teşekkür ediyoruz:))

Kelebekler bana hep mutluluğu anımsatır, büyük ihtimal size de:) Elmayla birleşince daha da cıvıl cıvıl olmuş:)




Dünden beri tatil hayalleri kuruyorum, kendimi suya atlarken hayal ediyorum, e tabi bu durum rüyamıda etkilemiş olacak ki dün gece Muğla Dalyan' a benzeyen bir yerde tatildeydim. Dalyan en sevdiğim yerlerden biridir. Kral Mezarlarının karşısında nehir kenarında şirin bir pansiyon, İztuzu Plajı, nil kaplumbağaları, tekne turları... Yaz gelsin bir an önce, lütfen lütfen :))


Nehir kenarında ki pansiyolardan birinde kalıyorsanız, sizi İztuzu Plajına götürmek için teknelerle pansiyonunuza kadar gelip alıyorlar. Plaja kadar harika mini bir tur oluyor:)


 


Bu fotoraf sanırım diskonun olduğu yerden çekilmiş:)


 


Bu dev kaplumbağalar 100 yıl kadar önce Nil Nehrinden gelmişler, nasıl bilemiyorum :) Ve kendilerini hala Nil Nehrinde sanıyormuşlar:)) Sabah kalktığınızda nehir kenarında onları besleyebilirsiniz, ben onlar gittikten sonra yüzmeyi tercih ediyorum ama tabi  seçim sizin, birlikte yüzmek istersiniz belki:))




Çamur banyosuna gitmeyi henüz başaramadım, neden bilmiyorum ama:) aldığım duyumlara göre harika ve çok faydalıymış, mutlaka gitmek lazımmış, bu yaz çamur banyosında buluşalım, ne dersiniz :) ? 




Bu harika yatak kiralık bir villadaymış. Bayılıyorum bu modele, otel ya da pansiyon tercih etmezseniz aklınızda olsun :)




O kadar anlatmışken İztuzu' nu göstermemek olmaz:)




Tatil planlarınızı yaparken Dalyan' ı unutmayın derim. Ayın sekizinde zorlu bir sınav beni bekliyor. Şimdi ders çalışma zamanı. Sevgiler:)